Sitene Ekle | Arsiv | Iletisim | Anasayfam Yap | Sık Kullanilanlara Ekle
12 Mart 2010 Cuma
Gazeteler

Genel Editör
Webmaster
Hazirlik Devam etmektedir..
Düşünce Platformu
Ali Tarık Erdem
Sizin, Bizim ve Hepimizin mekanı burası...
Yusuf S.Kul
Hayat...
Misafir Yazarlar
Ridvan Kaya
Anti-Semitizm Hassasiyeti ve Siyonist Yüzsüzlük
Selahaddin Eş Çakırgil
Obama Tom Amca rolüne soyunan bir Kunta Kinte..
Mehmet Pamak
İnkılâbi Yol Şiddeti Değil Gönüllü Toplumsal Değişimi Esas Alır
İLK HİCRET VE EHLİ KİTAP İLE İLİŞKİLER..
İrşad Kitabevi nin düzenlediği Sünnet ve Siret te Mekke dönemi bu hafta "İlk Hicret ve Ehli Kitap ile İlişkiler" konusu ile konuşmacı olarak Aslı Kaya ve Hüseyin Uslu yu misafir etti. İrşad Kitabevi nin konferans salonunda gerçekleştirilen program Fahrett
2009-03-02 - 00:32

İlk konuşmacı olan Hüseyin Uslu konuşmasına, tarihte yaşanmış olaylardan hem ibret alınması hemde yolumuzun doğru bir şekilde aydınlatılması için Habeşistan hicretini değerlendireceğini söyleyerek başladı. Tarihte yapılan hicretlerle günümüzde yapılan hicretlerin bir karşılaştırmasını yapacağını sözlerine ekleyen Uslu tarihten günümüze insanlık tarihinde mültecilik hep olagelmiş dedi. Sığınmacı – Mülteci kavramına Uslu şöyle açıklık getirdi:


".. dini, milliyeti, belirli bir toplumsal gruba üyeliği veya siyasi düşünceleri nedeniyle zulüm göreceği korkusu ve endişesi taşıyan, bu sebeble ülkesinden ayrılan/ayrılmak zorunda bırakılan ve korkusu nedeniyle geri dönemeyen veya dönmek istemeyen kişilere verilen siyasi bir haktır"


Sığınmacılarla ilgili konuların kutsal kitaplardada geçtiğini ve bu kutsal metinlerden ötürü Almanya'da Kilise sığınması (Kirchenasyl) altında bir kavram oluştuğunu halen bunun kurumsal olarakta devam ettiğini söyleyen Uslu Hz. Muhammed zamanında bu olayın himaye müessesi olarak geçtiğinin altını çizdi.


Habeşistan'a ilk hicretin gerçekleştiğini hicret edenlerin ise zulme ve işkenceye uğrayanlar olduğunu vurgulayan Uslu hicret edilen yerin seçilmesinde kriterlerin olması gerektiğini söyledi:


-Ulaşım imkanı ve emniyetli olması


-Adil ve güvenli bir egemenliğin olması


-Davetin yayılma imkanının bulunması


-Ortak bir yönün olması (Ehli Kitap)


-Hicret eden kişileri himaye edebilecek siyasi bir güce sahip olunması


Hicret edenlerin özellikleri ve misyonlarını ise şöyle dile getirildi:


-Emin olmaları


-Sadece dinlerinden dolayı baskı ve işkence görmeleri


-Adil suçluların olmaması


Bununla birlikte Habeşistan yapılan hicretin sadece baskı ve zulümden kurtulmak için gidilen yer olarak algılamanın eksik olacağını söyleyen Uslu Habeşistan hicretine ışık tuttu:


Hicret, bir kaçış değildir. Kâfirler ve zalimler tarafından gaspedilen edilen haklarımızı geri almak, mücadelenin şartlarını kendi inisiyatifimizle yeniden oluşturmak için hazırlanmak, bilenmek, yeni bir ilmihal oluşturmak, yeni bir hat inşa etmek, kendimizi bu bilgi ve bilinçle onarmaktır. Geri dönmeyi ve hesap sormayı unutmamaktır aynı zamanda.


Hicret, Allah'ın dininin yaşanmasına engel olunduğu, onurlu ve başı dik yaşama imkânının kalmadığı bir zamanda çok sevilenlerden vazgeçebilmesidir müminin. Vatanın, milletin, ailenin, sosyal sınıfın, makam ve mevkinin, zenginliğin üstünde değerler olduğunu görebilmek ve gösterebilmektir. Adanmışlık bilincinin zirvesidir. Allah için olmaktır.


İkinci konuşmacı olan Aslı Kaya konuşmasına hicreti tanımlayarak başladı; hicretin salt bir kaçış ve sadece bedenle yapılan bir göç olmadığını, "zihinsel bir tutumla bütün kirlerden pisliklerden ve kötülüklerden arınmak, kurtulmaktır" dedi. Yeni bir beldede, farklı bir metod ve uslubla hatta daha sağlam bir duruş, daha güçlü bir geri dönüşün başlangıcı olarak hicretin tanımlanabilineceğini, akidevi olarakta kötülük ve zulüm diyarından uzaklaşmanın altını çizen Aslı Kaya hicretin Allah'ın bir emri; namaz ve oruç gibi algılanması gerektiğini ve hicretin Kuran'da cihattan sonra en önemli eylem olarak geçtiğini; nedeninin ise "tercih etmek" durumunda kaldığında sevdiği şeyler arasında bir tercihte bulunulduğunu aktardı. Kuran'ın "Allah'ın arzı geniştir" ayeti ile hicreti açık bir şekilde teşvik ettiğini; ilk inen surelerden itibaren "sabır ve en güzel bir şekilde ayrılma"ya cahiliyeden kopmaya hazırladığını ve mekansal olarak olmasada müminlerin bir "hicret" yaşadıklarını aktaran Kaya ilk hicretin mekansal olarak Habeşistan'a yapıldığını aktardı. Hazırlık aşamasında Hz. İsa ve Hıristiyanlık hakkında müminlerin donatıldığını ve Ehli Kitap hakkında genel bilgilerin verildiği söyleyen Aslı Kaya Habeşistan ile kısaca bilgi verdi:


"Afrika kıtasında..; şimdiki ismi ile Etyopya..; Habeşistan "Köleler ülkesi" anlamına geliyor bu yüzden Habeşliler bu ismi değiştirmiş..; Afrika'nın en eski ve en bağımsız ülkerinden bir tanesi, 1936-41 yılları arasında İtalyan işgali dışında hep bağımsız kalmış."


Araplar ve müminler tarafından Habeşistan'ın bilindiğini, Arapların kervan yurdu olduğunu ve hicretin buraya gerçekleşmesinin en önemli sebebi, kralın emin ve adil olması, o beldeyi tanımanın belki ikinci bir sebeb olarak sıranabilineceğini aktaran Aslı Kaya Habeşistan kralının zulme rıza göstermeyen biri olduğunu, Ehli Kitap'tan olması ama teslis inancından uzak durduğunu anlattı.


Teslis inancından uzak hıristiyanlar arasında mesajın daha kolay yayılması ve davete bir kapı açmak umudu ile müslümanların bu diyara gelmeleri ile beraber Kureyş müşriklerine karşı yanlarına güçlü bir müttefik edinme arzusunu taşıyorlardı.


Necaşi hakkında Aslı Kaya şu bilgileri aktardı:


- Faziletli ve adil hükümdar olduğu


- "Onun ülkesinde kimseye zulmedilmez" rivayeti


- Kuran okurken ağladığı rivayeti


- Rasulun gönderdiği mektubunu fildişi bir kutuda saklayan bir şahsiyet


- Rasul ve ashabın giyabi cenaze namazını kıldığı bir kişi rivayeti


- Sonradan mümin olduğu rivayetleri..


İlk hicrete katılanlar 11 erkek ve 4 kadının arasında Hz. Osman ve eşi, Caferi Ebi Talip, Ebu Huzeyfe ve eşi, Musab bin Umeyr ve Abdullah bin Mesud'un bulunduğunu; ilk gidenlerin Mekke'de gitmekle alakalı zorluk ile karşılaşmadıkları, müşriklerin Rasulun yandaşlarının gitmesi ile güç kaybedeceği inandıklarını ve Habeşistan'da iyi karşılandıkları, dinlerini yaşamak için özgür ve güvenli bir ortam olduğunu söyleyen Aslı Kaya müslümanların herhangi bir baskı ve engelleme ile karşılaşmadıklarını aktardı.


Müslümanlar Habeşistan'da 2-3 ay kaldıktan sonra aldıkları asılsız bir haber ile Mekke'ye geri dönerlerken Mekke yakınlarına geldiklerinde alınan haberin asılsız olduğunu anlamışlar, bununla beraber geri Habeşistan'a dönmediklerini değinen Kaya Garanik olayınada kısa anlattı.


Aslı Kaya konuşmasına Mekke'de baskı ve zulümlerin artışından sonra ikinci Habeşistan hicretinin siretin 7. yılında gerçekleştiğini anlattıktan sonra hicret edenlerin sayısının arttığını; 101 kişilik bir grup (83 erkek ve 18 kadın) halinde hicret edildiğini söyledi. Kafilenin başkanı ve aynı zamanda Rasul'un yazdığı mektubunu ulaştırmakla görevli elçinin Cafer Ebi Talip olduğununu, kalabalık oldukları için zor bir yolculuk geçirdiklerini ve Kureyşin memnun kalmadığını; çok daha sert tepki verdiğini anlatan Kaya müşriklerin korkusunun Habeşistan'ın müslümanlaşması olduğunu aktardıktan sonra bu endişe ile Kureyş 2 elçiyi görevlendirdiği, diplomatik atağa geçtiklerini aktardı. Hediyelerle Habeşistan kralını ve yardımcılarını etkilemeye çalıştıklarını ama kralın müslümanları dinlemeden bir şey söyleyemeyeceğini vurgulayan Kaya o dönemde kralın yanında secde ederek varıldığı ama müslümanların secde etmeyeşi müşrik elçileri sevindirdiği aktardı. Secde etmemekle saygısızlık yapıldığını ve Mekke'ye geri gönderileceklerine inandı Mekkeli müşrikler.


Necaşi'nin sorusu üzerine müslümanların cahili arapların dini ve ahlaki bozukluluklarından bahsettiklerini ve davetten ve davete talip olanların gördükleri baskıdan bu beldeye geldiklerini ve bu beldenin kralının zulmetmediğini ve cehalette bulunan bir kavim olduklarını, kötülük yaptıklarını, komşularını ezdiklerini, iyilik yapmadıklarını aktaran Aslı Kaya sözlerine, Necaşi'nin vahiyden bir şeyler okunmasını istediğini ve buna karşılık Meryem suresi okunduğunu, aktararak devam etti.


"İkinci gün Mekke müşrikleri krala müslümanların İsa hakkında ileri geri konuytuklarını söylüyor ve ülkeden kovulmalarını yeniden talep ediyorlardı. Necaşi yeniden müslümanları dinleyip Hz. İsa hakkında bilgi aldıktan sonra aralarında farklarının olmadıklarını söyleyip ülkesinde istediği zamana kadar kalabileceklerini söyler. Kureyş heyeti hediyeleri ile beraber geri Mekke'ye gönderilir. Necaşi'nin bu yeni din hakkında bilgi edinmek için 20 kişilik bir grubu Mekke'ye gönderdiği ve bu gruptan bazı insanların müslüman oldukları rivayetleri vardır. "Ondan (Kur an'dan) önce kendilerine kitap verdiklerimiz, ona da iman ederler. Onlara (Kur'an) okunduğu zaman: Ona iman ettik. Çünkü o Rabbimizden gelmiş hakikattir. Esasen biz daha önce de müslüman idik, derler." ayeti bununla ilgilidir.." sözleri ile konuşmasına son verdi. 


Program gelen soruların ve katkıların alınmasından sonra sona erdi.



Haksöz-Haber
Almanya







Kaynak: haksöz Bu haber  165  kere okundu
YORUMLAR
Bu Kategoriye Ait Diğer Haberler
Mekke dışına açılım, Akaba biatları ve Hicret.. Kur'an Toplumunun İnşâsı.. Cahili Toplumda Sosyal-Ekonomik İlişkiler... İlk Hicret ve Ehli Kitap ile İlişkiler.. Almanya Duisburg da Gazze ile Dayanışma.. Rum Suresi ve Dünyanın Durumu.. 30. yıldönümünde İran İslam İnkılabı Vahyin İnşa Süreci ve Sünnetullah İrşad Seminerleri Devam Ediyor.. Almanya‘dan Gazze‘ye Selam!
Röportaj / Analiz
Son İçerikler
En Çok Okunanlar

Bugün

1

Bu Hafta

1

Bu Ay

1
ANKET
Sonuçlar
Son İçerikler
En Çok Yorumlananlar

Bugün

1

Bu Hafta

1

Bu Ay

1
Copyright © 2007-2008 İrşad Kitabevi içerikler kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.