Hasan Korkmaz daha öncelerden kitap çalışması yapıldığı yeniden 2008-2009 yılına bu tür etkinliği aldıklarını, okumanın öneminden, kitap okumanın boş vakitlerde değil bilakis zaman ayırarak gerçekleşmesi gerektiği söyledi.Hasan Korkmaz kitabın ana teması "Türk Müslümanlığı" konusuna altyapı oluşturan ilk yarısını özetledi ve kısa kısa düşüncelerini aktardı.
Irkçılık: "Irkçılık, bir halkın bir grup insanın başka halk ya da insanlardan farklı olmakla kalmayıp aynı zamanda diğerlerinden biyolojik, ırksal özelliklerinden ötürü her yönüyle üstün olunduğu iddiası, öğretisidir... Irkçı anlayış sahipleri, ırk bakımından kendilerinin asil/sıradışı ve yaratılıştan kaynaklanan bir üstünlüğe sahip oldukları iddiasında bulunurlar. Irkçılık davası güdenler, kendilerini, kutsarcasına farklı yani üstün addeder, ırki asıllardan olmayanları da hakir görürler... Irkçılığın felsefi bir teori ve bilimsel temele dayalı olarak ele alınışı ve kaynaklarda yer alması Charles Darwin ile başlar... Tevrat'ta ırkçılık yasaklansa bile "Irk ayırımı bakımından en ilgi çekici din Yahudilik'tir. Yahudi teolojisi, İsrailoğulları'nı seçilmiş ırk olarak görür"
Üstünlük iddiası İblis'in Hz. Adem'e bir tavrı ile başladığını; İslam'ın insanları kavimlere ve kabilelere ayrılmasını, lisanlarının ve renklerinin değişik olmasından kaynaklandığını; İnsan kendi ırkını kendi belirlemediğini ve bunun içinde üstünlük vesilesi olamayacağını dile getiren H. Korkmaz İslam tarihinin Muhammed (as) durağında ilk ırkçılık Ümeyyeoğullarıyla başladığını ve Emeviler'le birlikte başlayan bu kavmiyetçi hareketin ümmete zarar verdiğini sözlerine ekledi. Şuubiyye hareketinede değindikten sonra "geçmiş kavimlerin izini takip eden İslam dünyasındaki ırkçı yaklaşımlar, fırkalar, siyasi emellerine ulaşmak için dini motifleri kullanmış, İslami kavramların zırhına sığınmışlardır" dedi ve konuşmasını Türklerin İslam'la nasıl tanıştıklarını aktardıktan sonra bitirdi.
İkinci konuşmacı olan İsmail Engin ise kitabın kendi ismi ile içeriğinin özetlendiğini ve milli din arayışının sadece Türklerde değil başka uluslarda da söz konusu olduğunu ve bu kitabın milli din arayışının bir Türk versiyonunu anlattığını ve Türk müslümanlığının Anadolu serüveninde Yeseviliğin, Bektaşiliğin, Celaleddin-i Rumi'lerin bulunduğunu; Alevilik ve "Türk müslümanlığı"nın birbirine yakın olduğunu söyledi.
Kitabın teknik boyutuna değinen İ. Engin bol kaynaklı bir araştırma olduğunu, kaynakça ve indeksin oluşunun da güzelliğini vurguladı. Eksik olarak kitapta birçok düşünce akımlarından bahsettiğini ama akımlarla alakalı pek fazla bilgi verilmediğini, bu akımlardan bilgisi olmayanların ikinci kaynaklara başvurmak zorunda olduklarını ve en önemlisi "Şamanizm" ile alakalı kitapta neredeyse hiçbir şey olmadığını, aslında bu konunun belki bir başlık olarak işlenmesi gerektiğini söyledi. Bu kitapla birlikte Ziya Gökalp'in "Türk Töresi" adlı kitabın faydalı olduğunu söyleyen Engin birde yazar hakkında hiçbir belgi olmayışının bir eksiklik olduğunu aktardıktan sonra konuşmasını bitirdi.
|